Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

 

   Çürük Ay ve Çürük Ay Alacalanması (Tsala)

 

    Çürük ay, Doğu Karadenizde temmuzun 15i ile ağustosun 15i arasındaki döneme verilen addır. Bu ayda, adından da anlaşılacağı üzere çürüme olayının çokca gerçekleştiğine inanılır. Çürük ayın başlangıç ve bitiş zamanlarının tam olarak hangi tarihlere denk geleceği, hava koşulları, yağış, havanın elektriksel yüklenmesi gibi etkenlere göre değişiklik gösterebilir. Tabi çürük ay içinde çürüme ve küflenmenin çok çok daha yüksek olduğu günler yaşanabilir. Bu yüzden, bu ayın içerisinde olduğu zaman dilimi her ne kadar biliniyor olsa da, çürümenin daha etkili olduğu günlerin belirlenmesi için ıslak bez bırakma yöntemi uygulanır. Islak bez, bir iki gün içinde çürük kokar, ya da çürüyüp küflenmeye başlarsa, çürük ayın en ağır çürüten 8 gününün içindesiniz demektir. Bu zaman zarfında havanın nemi, inanılmaz bir rahatsız edicilik içindedir. Islak eşyalar uzun süre ıslak bırakılırsa, çürüyüp parça parça olabilir. Bununla birlikte, bu dönemde demir eşyalarınız, yıl boyu olduğundan daha fazla paslanabilir. Ahşap mobilya ya da kapı pencere, döşeme, lambri gibi ahşaplarınızda çürüme küflenme görülebilir. Hatta duvarlarda bile küflenme en üst düzeyde görülür. Yiyecekler çok daha erken bozulur. Gıda kurutmak, kesinlikle mümkün değildir. Örneğin bu dönemde tarhana vb kurutulan şeyler yapılamaz. Zaten Doğu Karadenizde de pek tarhana kurutulmaz. Kurutulacak yiyeceklerdeki tehlikenin adı da küftür. Biliyorum, küfe alerjisi olanlar için de hoş bir durum değil. Bu arada leğende uzun süre kalıp da çürüyüp kokabilecek eşyalar için, rahmetli anneannemin bir yöntemi varmış. Tabi, bu yöntem büyük ihtimalle geçmiş yıllarda sadece kendisi tarafından değil doğu Karadenizde yaşayıp da çamaşır yıkayan birçok kişi tarafından da kullanılıyordu. Yöntem basit, çamaşırları bakır leğende yıkıyorsunuz hepsi bu kadar. Bakırın çürük ayın etkilerine karşı koruyucu etkisi olduğuna inanılır. Ben, bunun doğruluğuna da inanıyorum. Eğer elektriksel bir durumsa bunun için en iyi iletkenlerden biri olan bakırı kullanmak yerinde olacaktır. Tabi saf altın çok daha iyi bir iletken olmasına rağmen, altın bir leğende kim çamaşır yıkar, o da soru işareti. :)

     Çürük ayda, çamaşırları yıkamak için bakır leğen kullanılırmış dedim ya işte bu bakırın çürük aydaki görevi sadece leğenle de sınırlı kalmıyor. Çürük ayın, özellikle mısır tarlalarında gösterdiği bir etkiye karşı da koruyucu olarak bakır kullanılıyor.

    Çürük ayı bilenler, özellikle çocuklarına, çürük ay süresince her tarlaya girişlerinde üzerilerine bakır bir takı takmalarını söylerler. Bu, bakır bileklik olabileceği gibi, bakır bir yüzük, bakır bir küpe, bakır bir kolye, bakır bir taç, bakır bir halhal ve benzeri de olabilir. Burada önemli olan bakır eşyanın sürekli cilde değiyor olmasıdır. Bu bakır takıyı tarlada neden taktığımıza gelince;

    Mısır tarlalarında, çürük ayın bana göre en korkutucu ve mistik olayı yaşanır. Çürük ayın belli zamanlarında, belki bir kez, belki de birkaç kez, çürük ay alacalanması denen olay yaşanır. Buna bölgede "tsala" da denir. Vücuduna tsala rastgelen insan alacalanır. Cildinde büyük lekeler meydana gelir. Bu alacalanmanın özellikle mısır yapraklarıyla temas sonucu meydana geleceğine inanıldığından, küçükken her tarlaya girişimde, "Murat, mısır yapraklarına sakın değme!" nasihatleri aldığımı da sözlerime ekleyeyim. 12- 13 yaşlarıma kadar mısır yapraklarına değmeden tarlada dolaşmayı çok rahat bir biçimde başardığımı da biliyorum. Sonraki yıllarda, boy ve en olarak gelişince bu mümkün olmadı tabi. Mısırları da çok sıkı yetiştirirler. Neyse, mısır yapraklarına değme ihtimali varsa, olmazsa olmazımız, elbette ki bakırdan bir takı olacaktı. Ben küçükken inatla bakır bir yüzük falan takmazdım.

   Tsalanın mısır tarlasında olduğuna gelince, galiba bu ani bir elektrik sıçrayışı, ve mısır yaprağına temas eden kişinin cildi üzerinden geçiyor ve cildindeki renk pigmentlerine hasar veriyor. Ya da dağılımlarını değiştiriyor. Dağılımlarını değiştiriyor olması, bana göre daha mantıklı. Çünkü ben de alacalanmıştım ve 6-7 sene içinde geçti. Ben önceleri Güneş lekesi sanmış olsam da, alacalanma tarifine çok uyuyordu. Yine de kesin konuşmayayım. Güneş lekesi de olabilir. Yine de tarlaya girince mısır yapraklarına değmemeye dikkat ederim. Sadece alacalanma tehlikesi yok. Mısır yaprakları, keskin de bir şey, insanı yaralayabiliyor.

Bu arada tsala alacalanmasının çürük ay içerisinde birkaç kez olduğunu nereden mi biliyorum. Aslında bilmiyorum. Sadece bu konu hakkındaki bilgilerimden çıkardım. Mantık yürütme konusunda çok da iyiyimdir. Tarlaya girerken yaşlılar, çürük alacası rastlayabilir. Rastlarsa alacalanırsın derlerdi. Ben de bunun yıldırım gibi birşey olduğu kanısına vardım. Her zaman olmuyor da denk gelebiliyor. Bu durumda, alacalanmış insan sayısına baktım. Şimdiye kadar 3-5 kişide gördüm. Düşündüm, Herkes de tarlaya bakır bilezik vb ile girmiyor. Demek ki çok sık yaşanan bir durum da değil. Ama her sene yaşanma ihtimali de yüksek, yoksa eskiden beri tarlaya girişler için bu kadar panik yapılmazdı. Senede 3-5 kere oluyor olması bana çok mantıklı geldi. Tabi bunlar hep çürük ay içinde oluyor. Bir de düşündüm ki bu çürük ay alacası sadece renk pigmentlerinde oynamaya sebep olduğuna göre, bunu elektrik olarak da adlandırmak yanlış, bence bu başka bir enerji türü, bence nazarın ve de aşkın farklı birer enerji türü olduğu gibi, bu da kendi başına değişik bir enerji türüdür. Tabi bu enerji türüyle ilgili, başka fikirlerim de var. Ama bu fikirler gerçeküstü. Bu fikirleri de yazdığım kitapta anlatacağım. Konuda geçecek demek de daha doğru olur.

   Alacalanmaya sebep olan tsala, madem başka bir enerji türüdür dedim, bunla ilgili fikirlerimdem de söz edeyim. Tsala vurması sonucu cilt 2 renkli bir hal alıyor. Yani bence bu enerji türüyle iki renkli yeni bir ekran teknolojisi de üretilip bu enerjiyle çalıştırılabilir. Tabi önce bu enerjiyi üretebilmenin yolları araştırılmalı. Ya da depolayabilmenin. Tabi depolama araçlarının da üretimi gerekecek. En azından bu enerjiyi üreten piller üretilirse, o da bir depolama sayılır.

   Hepinize tsalasız, günler dilerim. Çürük ayda tarlaya bakır takı takmadan girmeyin ha. Bu bir takı olabileceği gibi, elde bükeceğiniz bir bakır telden de bilezik yapıp takabilirsiniz.

 

   Tabi bu çürük ay ve çürük ay alacalanması bilimsel olarak nasıl açıklanır. Bilim bunu kabul eder mi? Hiç bilmiyorum. Ben sadece küçüklükten beri kendi edindiğim bilgileri bazı genel kültür bilgilerimle harmanlayıp yazdım. Ben, çürük ayın olduğuna inanıyorum.

 

   Bir de şunu ekleyeyim. Tarihler konusunda da değişik tarihler verenler var. Benim bildiğim daha geniş kapsamlıydı. 15 temmuz 15 ağustos arası yazdım. Bunun 10 ağustosta bittiğini söyleyenler de var. Benim yazdığım tarihler arasında, başka günler içinde daha kısa sürdüğünü de düşünenler de var.

 

 

Murat Yediyüzyıl